Çin kıyılarını istikrarsızlaştırma masalı – Kuzey Kore

0
393

Bilinenin aksine Nükleer bir güç olmak için nükleer başlık sahibi olmak yetmiyor. Önemli olan “ulaştırma kapasitesi” yani sahip olduğunuz roket teknolojisinin ne hızda ve ne menzilde rakibi vurabileceği. Buna ek olarak eğer roketleriniz yeterince hızlı değilse, ortalama bir füze kalkanı teknolojisiyle  saldırganı durdurmak hayli kolay. Bu yüzden Rusya ses hızının 4-5 katı gidebilen S-400’lere nükleer başlık taktığı zaman gerçek bir nükleer tehditken, ses hızını zorlukla aşabilen Kuzey Kore’nin nükleer başlıkları gerçek bir tehdit değil. Kuzey Kore’nin nükleer teknolojisinin, Abd kıtasına ulaşmayı bırakın Pasifik Okyanus’unu yarılama şansı bile yok.

Kuzey Kore’nin son nükleer denemesi yüzünden, Abd’nin Birleşmiş Milletler’i acil koduyla toplantıya çağırmasının nedeni açık. Birleşik Devletler donanması uzun süredir Çin’e karşı pasifikte konuşlanıyor ve bölgeyi istikrarsızlaştırarak Abd endüstrilerinin egemenliği için tehdit olan Çin’in ekonomik büyümesini yavaşlatmak istiyor. Elbette askeri saldırganlık için iyi bir politik drama gerekli ve dramada baş kötü rolü ise Kuzey Kore’ye ait.

Dramanın amacı da şu: “küresel güvenlik” ve “nükleer silahsızlanma” iddialarıyla aslında gerçekten tehdit olmayan bir nükleer teknolojiye karşı Birleşmiş Milletler gibi kurumları alarma geçirerek, bunların nüfuzu olduğu kamuoyunu, olası Pasifik gerilimlerine hazırlamak. Çin’le direkt ya da Kuzey Kore üzerinden yaşanacak askeri çekişmeler bu yolla batı kamuoyunda meşrulaştırılabilir.Batı da doğal olarak hiç kimse Nato’nun ya da onun dinamosu Abd’nin saldırgan olduğunu duymak istemiyor.

Tansiyonun ne ölçüde süreceği önümüzdeki dönemlerde Çin-Abd (Kuzey Kore’nin değil) arasındaki dış politika eğilimlerine bağlı. Çin’in büyümesine paralel olarak pasifikteki rekabet kızışacak ve bu rekabetin yoğunlaştığı alanlar Abd’nin donanma gücüne bağlı olarak kendini konforda hissettiği kıyılar olacak gibi görünüyor.

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen isminizi bu alana girin